Translate

31 Temmuz 2013 Çarşamba

SÜT KARAMELİ ( DULCE DE LECHE )

Bize adı yabancı gelebilir ama bazı ülkeler de oldukça yaygın. Adı biraz değişiyor süt reçeli diyen de var süt karameli diyende var krema karameli diyen de var araştırsam daha da vardır bulurum :))
Peki nedir bu dulce de leche ?
sütün koyulaşmış karamelize edilmiş macunlaşmış hali. Uzun zamandır araştırıyordum bu tarifi yabancı sitelerde olsun bizim sitelerimizde olsun en iyi tarifi bulmaya çalıştım sizin için. Bir kaç yerde zor olduğundan bahsedilmiş ama bize zooor gelirmi hiiiç gayet basit bir iki çırpışımıza kalmış oldu bitti bile :)))




Malzemeler:
5 su bardağı süt
1 su bardağı şeker
1 çay kaşığı kabartma tozu ( dolu bir kaşık olmasın tepeleme hiç olmasın silme kaşık tabiri uygun olacaktır :) )

Yapılışı:

1) süt ve şekeri büyük bir tencereye alalım kaynatalım.( kabarma olcağı için büyük tencere tercih edin.)
2) kabartma tozunu ekleyelim. Hızlıca karıştıralım orta ateşte pişirelim.
3) pişmesi 1 saati buluyor biz 10 dk da bir karıştıralım.
4) yavaş yavaş rengi sarımtırak olup koyulaşmaya başlayınca biraz ateşi kısıp hızlıca çırpalım.
5) ne kadar pişirirseniz o kadar kıvamı ve rengi koyulaşacaktır.



Buzdolabında uzun süre saklayabilirsiniz 1 aydan fazla saklanabilir.

Afiyet olsun...

BÖĞÜRTLENLİ BİSKÜVİLİ MUHALLEBİ

Çoooookkk basit bi tarif pratik ve bi okadarda lezzetli özellikle yazın böğürtlenin bol olduğu zamanlarda daha güzel. Hele kendiniz topladıysanız daha bir keyifli olur dikenlerin arasından böyle avuç avuç suları avucunuzdan aka aka... okadar emekle toplayıp yemesi ayrı keyif :)))


Malzemeler:

Kullanacağınız tabak tabanını kaplayacak kadar petibor bisküvi
1 adet yumurta sarısı
1 çay bardağı şeker
3 su bardağı süt
3 yemek kaşığı un
5 yemek kaşığı tereyağ

sos için:
1 su bardağı böğürtlen
1 çay bardağı şeker 
( ben sosun tamamını kullanamadım muhallebinin gözükmesi için ama siz hepsini kullanabilirsiniz.)


Yapılışı:

tarife başlamadan hemen bir güzel böğürtlenleri yıkıyoruz şekerimizi ekleyip bekletiyoruz suyunu salsın.

1) tereyağını tencerede eritip unumuzu ekliyoruz krema kıvamında olacak topaklanırsa biraz daha yağ ekleyin
2) sütü yavaş yavaş ekleyin bir yandan da tel ile çırpın.
3)şekeri ilave edelim. Eriyene kadar çırpalım.
4) yumurtanın sarısını bir kaç kaşık süt ile çırpıyoruz ve onu da ekliyoruz. Puding kıvamına gelene kadar karıştırarak pişiriyoruz. (eğer az koyduysak unu yada başka sebepten katılaşmadıysa bir iki kaşık unu sütle çırpıp ekleyebilirsiniz direk katmayın topaklanır.)
5) en başta kenara ayırdığımız böğürtlen ve şekeri ocağa alıp kısık ateşte kendini salana kadar pişiriyoruz pek pişirmeye gerek yok 3-4 dk yeterli.
6) kullanacağımız servis tabağının dibine bisküvileri yerleştirip muhallebiyi üzerine döküyoruz. (muhallebi sıcak veya ılık olsun ki bisküviler yumuşasın.)
7) üzerine sosumuzu gezdirip 1-2 saatliğine buzdolabında bekletiyoruz. (süreyi isterseniz kısaltabilirsiniz ama buzdolabında durdukça güzelleşir.)

Afiye bal şeker ooolsunn :))))

28 Temmuz 2013 Pazar

ISPANAK TARATOR

Salatalar zeytinyağlılar peynir tabakları daima masanın süsü olmuşlardır. Ana yemeklerden daha çok süsleriz rengarenk masalarımız olur :))) Tabi ramazanın verdiği bereketle daha da afiyetle yeriz her zamankinden daha çeşit olur sofranın ortasında. Ispanak ve yoğurdun mutlu beraberliğinden oluşan tarator yapımı basit ama tadı harika :)))
Ben bir önceki gün yemeğim için bütün ıspanakları kullanmamıştım onlardan artan ıspanakla yaptım o yüzden biraz az oldu :))

Malzemeler:

100 gram ıspanak
zeytinyağ ( ayçiçekyağ da olabilir ben zeytinyağ kullandım.)
4 yemek kaşığı yoğurt
1 diş sarımsak
pul biber, tuz, kekik

Yapılışı:
1)ıspanakları zeytinyağda hafif suyunu salıp yumuşayana kadar ( 4-5 dk gibi bir süre ) kavuruyoruz. soğumaya bırakıyoruz.
2) yoğurdu tuz ve minik doğranmış sarımsak ile çırpıyoruz ve ıspanaklarla harmanlıyoruz.

3) bir kaseye alıp üzerini kekik ve pul biberle süslüyoruz. ( isterseniz başka baharatlarla süsleyebilirsiniz.)

NOT: Ölçüyü bozmadan miktarı arttırabilirsiniz.
Örneğin: 200 gram ıspanak 7-8 kaşık yoğurt şeklinde.

Afiyet Olsun...


26 Temmuz 2013 Cuma

GÜLEN MAKARNA

İştahsız çocuklara pratik bir öğle yemeği fikri bide oyuncuysa gerçi bütün çocuklar oyuncudur ama bazı çocuklar yemek yerken bile oyun ister.' Aaaa bak uçaaak geeeliyooooorrr.' gibi sözlere de artık kanmıyorsa doymuşsa sırada daha görsel ağırlıklı yemekler var. Benimkinin gözler biraz pörtlemiş siz daha yakışıklı yapın yoksa rüyalarına girmesin miniklerin yemek yedirelim derken :)))))
Malzemeler açıkça resimde belli gerçi ama ben yinede yazayım :)))


Malzemeler:
Küçük boy makarna => surat (kaseye koyup ters çevirin.)
1 adet çeri domates => gözler
mayonez => gözler
kıvırcık salata => saçlar
konserve mısır (kendi haşlayıp ayıkladığımız olursa daha sağlıklı) => dişler
havuç => burun
zeytin => gözler
taze kekik => sakal, bıyık

Afiyet olsun....

KIYMALI BAMYA YEMEĞİ

Siz de bamya yemeği yapmaya korkanlardansanız buyurun doğru yerdesiniz. Hemde zahmetsiz kaşık bile değdirmeden :))
Bamya biraz diğer yemeklere göre daha narindir ayıklamısıyla pişirmesiyle ' Aman salmasın kendini' dedirtmesiyle dertlidir.
Unutun tüm bildiklerinizi hem basit hem görüntüsüyle harika yani tam bize göre zahmetsiz ve şık :))




Malzemeler:

500 gram bamya 
2 orta boy domates
1 çay kaşığı salça
1 orta boy soğan ( ben arpacık soğan kullandım )
Su (bamyaların üzerini geçmeyecek kadar su yeterli zaten bamyada su verdiği için yarım su bardağı kadar yeterli.)
150 gram kıyma
tuz, karabiber (isteğe göre baharat eklenebilir.)
yarım limon
zeytinyağı

Bamya Nasıl Ayıklanır ?
Yapılışına geçmeden bamya nasıl ayıklanır onu anlatayım. kendini salmaması için önemli.

Küçük bir bıçak bamyanın kubbesinin en altına hafifçe kesik atılarak elimizi hiç kaldırmadan bıçağı sabit tutup sadece bamyayı döndürerek kesilir.Bir elimizde bamya diğer elimizde bıçak aynı şekilde devam edilir. 
Ayıkladığımız parça huni şapka gibi olmalı derin kesmiyoruz yoksa yapış yapış olur yemeğimiz.

Yapılışı:

1) Bamyalar ayıklanır bir kaba alınır. kap su ile doldurulur limon sıkılır bu suda bamyalar iyice yıkanır.
2) Bamyanın suyu süzülür tencerenin dibi yağlandıktan sonra bamyalar çiçek şeklinde bir sıra dizilir kalan bamyalar tekrar üstte bir sıra oluşturacak şekilde dizilir ortada kalan boşluğa soğan yada tane domates koyulabilir.( tencereye dizerken bamyaların bulunduğu kapta diplere doğru sıvı birikmiş olabilir tekrardan yıkayıp süzelim öyle dizelim.)
3) Tavada soğanlarımızı kavuralım salçamızı ekleyelim daha sonra kıymayı da ekleyelim tuz karabiberi de ekledikten sonra domatesleri rendeleyip (yada ince bir şekilde doğranabilir.) biraz daha kavuralım az miktarda sıcak su ekleyelim.
4) Dizilmiş bamyaların üzerine hazırladığımız kıymalı sosu gezdirelim zeytinyağımızı da gezdirelim. 
5) Kısık ateşte bamyalar yumuşayana kadar kapağı kapalı olarak karıştırmadan pişirelim.
6) isterseniz sosun aralara girmesi için kaşıkla bamyaları aralayabiliriz.

Afiyet olsun...


25 Temmuz 2013 Perşembe

VİŞNELİ KEK

Bol bol vişne alalım yaz bitmeden kış boyu buzluğumuzda dursun. Yazın mayhoş tatlılar güzel gidiyor mayhoş deyince tabi akla vişne gelir, vişneli tatlılar da ayrı bi güzeldir bu kek de adından bahsettiren cinslerden yerken baymıyor 'heh işte ben de böyle bişey arıyordum' diyorsanız buyuruun :))





Malzemeler:

3 yumurta
1 su bardağından 2 parmak eksik sıvıyağ
2 su bardağı un
1 su bardağı şeker
1 bardak vişne ( ayıklanmış olsun isteğe göre miktarını ayarlayabilirsiniz.)
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
yarım su bardağı süt
isteğe göre üzerine beyaz çikolatalı sos kullanılabilinir.( Ama olmasa da olur tadı gayet yerin de olacak )

Yapılışı:

1) Yumurtaların sarılarını ve aklarını ayrı kaplara alalım.
2) Yumurta sarılarını ve şekeri 3-4 dk çırpalım.Daha sonra yağı da ekleyelim ve çırpmaya devam edelim.
3) Bu karışıma unumuzu yavaş yavaş karıştırarak ekleyelim. Vanilya, kabartma tozunu da ekleyip karıştıralım.
4) Yumurta aklarını köpük haline getirelim. Tahta kaşık yardımıyla kek hamurumuza söndürmeden yedirelim.
5) Kullanacağımız kek kabımızı yağlayalım kek hamurumuzu ekleyelim.
6) Ayıklanmış vişne tanelerini de her keseceğimiz dilime yetecek şekilde üzerine serpiştirelim.( dibe çökenler olacak elbet normal :))
7) 180 derece fırında bıçak batırdığımızda yapışmayacak kadar piştiyse artık yemeye hazır demektir :))

Afiyet olsun...

24 Temmuz 2013 Çarşamba

DAVET ELBİSELERİ

Düğün var dediklerinde 'eyvah ne giycem' diye düşünmeye başlarız hemen uzun mu kısa mı abiye mi elbise mi dolabımdan mı vitrinden mi diye kara kara düşünürüz :))
Bir de yakınlık derecesine göre değişir giyeceğimiz kardeş gelinden sonra en güzel, kuzen iyi bir abiye, tanıdık falansa daha orta derece şıklıkta bir elbise yeterli gibi sıralamalar yapar dururuz ne kadar doğru tartışılır tabi :))
Ben size yani bütün kafası karışık şık hanımlara belki biraz fikir vermek amacıyla: uzunda kısaya, şıkır şıkırdan sadeye, tesettürden abiyeye ve daha birçok modeli sizler için internette araştırdım beğendiklerimi seçtim size de iyi seçimlerrr :))))  





BİR KERE ONLAR İÇİN DÜŞÜNELİM


Her gün yiyip içiyoruz susadığımızda suyumuz yanımızda açıktığımızda yemekler tatlılar... karşımızda. şöyle oturup bir düşünün gidecek yeriniz yok sokakta yaşıyorsunuz ,belkide çocuklarınızla birlikte. Hem kendinize hem onlara yiyecek arıyorsunuz, üstü kapalı çöp kutularından da artık ümidiniz kesiliyor, köşelerde kalan bir kaç kırıntı arıyorsunuz; hava sıcak güneş tam tepede ve artık haliniz kalmıyor, ağzınız kurumuş belki yağmur yağar diye ümit ediyorsunuz bulutsuz gökyüzüne bakıp.İnsanlar karşınızdan geçiyor sizi görmeden. Ellerinde poşet olan birkaç kadın görüyorsunuz belki size yardım eder yanına yaklaşıyorsunuz ' ıııyy deyip ayağını yere çarpıyor' ürküyorsunuz. Hava kararıyor ümitsizce çocuklarınızın yanına dönüyorsunuz. Hava karardıkça soğuyor üşüyorsunuz karnınız aç susuzluğunuz dinmemiş ve size en büyük acıyı veren çocuklarınızın mutsuzluğu. Yarın belki bir şeyler bulurum diye teselli ediyorsunuz kendinizi, yavaş yavaş gözleriniz kapanıyor gecenin karanlığıyla.


Böyle canlılar var gerçekten biz onları fark etmesek de ne düşündüklerini anlamasak da varlar.
Bazen bakmak yeterli değildir empati kurmak gerekir. Bir kere olsun kendinizi onların yerine koyun ne kadar zor olduğunu anlarsınız. sevmek zorunda değiliz belki iğrenç geliyordur bize belkide ' ayy ne tatlı ' diyip geçiyoruzdur derdini bilmeden ama evimizde mutlaka vardır bir kap su ve artan yemek yada bayat bir dilim ekmek.
Şimdi kalkın ve kalan ekmeklerinizi atmak yerine ıslatıp kuşların yemesi için kapınıza koyun. Artan yemeklerinize suyunuza ihtiyacı olan çok hayvan var !!



Attığınız her ekmek bardağınızın dibinde kalan her damla hayvanlar için hayat demek.
LÜTFEN ŞU SICAK GÜNLERDE KAPINIZIN ÖNÜNE BİR KAP SU VE ARTAN BİR YEMEK BIRAKIN !!

22 Temmuz 2013 Pazartesi

İftara misafirler gelecekti ne yapsam diye düşünürken geldi aklıma bu tarif sizde patlıcan severlerdenseniz tam size göre.
hem hafif hem sağlıklı, hem görüntü olarak cezbedici  fırında pişen bütün yemekler hep güzeldir zaten bayılırım fırın yemeklerine :)
daha da uzatmadan hazır acıkmışken sizde kara kara akşam ne yapsam diye düşünürken aydınlatayım sizi veee tarif gelsinnnnn :))

PATLICAN PATATES KÖFTE DİZME







Malzemeler:
 1 kg patlıcan
3 orta boy domates
2 orta boy patates 
arpacık soğanlar (miktarını siz ayarlayabilirsiniz. normal soğan da olabilir.)
3 sivri biber

köftesi için:
600 gram kıyma
maydanoz 5 - 6 dal yeterli
1 küçük boy soğan
1 diş sarımsak
yarım çay bardağından bir parmak eksik sıvı yağ 
1 çay k. tuz
karabiber, kimyon, tatlı toz biber , pul biber 

sos için:
2 orta boy domates
2 diş sarımsak 
1 tatlı kaşığı salça
1 su bardağı su 
1 çay bardağı sıvı yağ
tuz karabiber kimyon tatlı toz biber 


Yapılışı:

1) patlıcanları alaca soyuyoruz (soymasak da olur isteğe göre) tuzlu suda 5 dk bekletiyoruz süzüyoruz. 1 parmak kalınlığında halka halka kesiyoruz.
2) domatesleri kabuklarıyla beraber halka halka doğruyoruz.
3) patatesleri soyduktan sonra yine halka halka doğruyoruz.
4)köfte için: bütün malzemeleri karıştırıp (soğanı rendeleyip ekliyoruz) iyice yoğuruyoruz patlıcan boyunda yassı şekil verip buzdolabına 15 dk beklemeye alıyoruz.
5)1 patlıcan 1 köfte 1 patates 1 domates sırasıyla tepsiye diziyoruz biberleri de üzerine yerleştiriyoruz .
6)ortada kalan boşluğa soğanlarımızı ve varsa artan patlıcan patates koyuyoruz.
7) sos için : domatesleri sarımsağı blender'dan geçirip içine suyu ve yağı ilave ediyoruz karıştırıyoruz, tepsinin üzerinde gezdiriyoruz.
( domatesleriniz sulu değilse su miktarını artırabilirsiniz.)
9) üzerini pişirme torbasını keserek düz hale getirip seriyoruz yada alüminyum folyo da olabilir tamamen kapanmasına gerek yok.
10) fırında yaklaşık 30-40 dk kadar 210 derecede pişiriyoruz.
11) ara sıra pişirirken tepsinin ortasında biriken suyu üzerilerine gezdirin.

Afiyet olsun :))))
Şöyle şu sıcaklarda içimizi serinleten bir tatlı ne iyi gider değil mi ? kek, pasta, şerbetli tatlılar biraz ağır geliyor yazın hazır ramazan da gelmişken sütlü tatlılara yöneliyoruz.

Biraz da tadı hakkında fikir veriyim şöyle yumuşak kıvamıyla muhallebisinin vişne tanelerinin ekşiliğiyle vişne jolesinin serinletici soğukluğuyla buzzzz gibi dondurma tadında ağzınızda eriyip giden bir tatlı.Hatta yedikten sonra aklıma geldi resmini çekmek son dilimlerini yakaladım anca :)))))

VİŞNELİ KEDİ DİLLİM 


Malzemeler:

4 su bardağı süt
5 yemek kaşığı un
1,5 çay bardağı şeker
4 yemek kaşığı tereyağ yada margarin
100 gram kadar vişne ( grama pek bakmayın istediğiniz kadar koyun :))
1 çay kaşığı vanilya
1 paket vişneli jöle 
1 paket kedi dili

Yapılışı:

1) tereyağımızı tencereye alıyor ve orta ateşte eritiyoruz daha sonra 4 yemek kaşığı ( diğer 1 kaşığı daha sonra koyacağız.) unumuzu ekleyip ( birer kaşık şeklinde yavaş yavaş koyalım topaklanma olmasın.) 1 dk kadar kavuruyoruz.
tereyağ az olmasın yoksa kavururken topaklanma yapar homojen olmaz şekildeki rengi alması yeterli fazla kavurmayalım.

2) sütümüzü de yavaş yavaş ekleyip ( 1. bardağı koyalım çırpalım 2. yi koyalım çırpalım 3.4....) hızlı hızlı çırpıyoruz.( sütü ısıtıp koymayalım sakın!! )
3) hiç vakit kaybetmeden diğer ayırdığımız 1 kaşık unu ve şekeri de ekleyip çırpalım kıvamı almaya başlayınca baloncuklar da çıkınca ocaktan alıp soğumaya bırakalım.
4) kedi dillerini kullanacağınız kabın tabanına yayalım boşluk kalmasın sütle ıslatalım tek tek.
bir kedi diline bir kaşık süt yeterli.
 5) muhallebimiz soğuduysa üzerine yayalım kaşıkla üstünü düzeltelim çatlaklar olmasın.

6) jöleyi de paketteki tarife göre hazırladıktan sonra. sıvı haldeyken muhallebinin üzerine dökelim.
7) çekirdekleri çıkarılmış vişneleri üzerine atalım.
8) buzlukta 30 dk kadar durduktan sonra buzdolabına alabiliriz 
NOT: jöleyi üzerine döktükten sonra muhallebide çatlaklar olabiliyor çay kaşığı tersiyle yavaşça kapatın çatlakları akıp gitmesin jölemiz tabana doğru :)
 Ve tabi ki servise haaaazırrrrr :)))
Afiyet Olsun...
Lezzetli ve besleyici çorbalar isteriz hep çocuklar için ( hele sebze yemeyen çocuklarrr ) gerek bizim için sebze çorbaları yetişir imdada gerçi herkes sevmez sebze çorbası ama içinde bir de krema oldu mu MMmmmmm nefisss dedirtir tadına ayrı bir yorum getirir. 
Evde baya havuç vardı maksat hem onları tüketmek hem de özlenen kremalı çorbaydı. :) tadıyla kıvamıyla harika bir çorba hep beraber bayıla bayıla içtik :)

HAVUÇLU KREMALI ÇORBA





Malzemeler:

4 havuç
1 orta boy soğan
1 büyük boy domates
1 çay bardağı krema ( isteğe göre arttırabilirsiniz.)
isteğe göre yarım et suyu tablet
2 yemek kaşığı tereyağ  
tuz, karabiber, yarım çay kaşığı zerdeçal (isteğe göre tabi güzel renk veriyor.)

Yapılışı:

1) Havuçları yıkayıp soyduktan sonra dörde bölüyoruz.
2) Soğanları ikiye ayırıyoruz.
3) Domatesi dörde ayırıyoruz
4) hepsini bir tencereye koyup üzerini 2 parmak geçecek kadar suyla dolduruyoruz et suyumuzu da koyduktan sonra pişmeye bırakıyoruz.

5) soğan ve havuçlar yumuşadıktan sonra blender'dan geçiriyoruz.

6) tereyağımızı ve kremamızı ekliyoruz

Çorbamız hazır Afiyet olsun bol bol vitamin olsun :)))))))

21 Temmuz 2013 Pazar

Pilavdı, makarnaydı derken hep unuturum erişteyi bugün yapıyım istedim soslu yaptım pekteee güzel oldu. Aslında bu sosu makarnalara da kullanırım bir tabak yiyeceksiniz 2 tabak yedirtir bu sos. hele ki domateslerin en güzel olduğu bu ayda ayrı bir güzel hepinize afiyet olsun :)))


SOSLU ERİŞTE



Malzemeler:
1 paket erişte
4 yemek kaşığı tereyağ

Sosu için:
3 orta boy domates
1 orta boy soğan
1 diş sarımsak
1 çay kaşığı şeker
zeytinyağ
tuz , kekik, karabiber, acı biber, tatlı toz biber



1) yıkanmış kabukları ayıklanmış domatesleri rendeliyoruz.(blender'dan geçirirseniz kabuklu kalabilir.)
2)soğanları olabildiğince küçük küp küp doğruyoruz.
3) zeytinyağımızı tavamıza koyuyoruz orta ateşte soğanları bi güzel pembeleşinceye kadar kavuruyoruz.(soğanlar pişsin yeter pembeleştiğine pek bende rastlamadım :))
4) soğanlar kavrulduktan sonra rendelediğimiz domateslerimizi ekliyoruz.
5) sarımsağımızı doğrayıp domateslere ekliyoruz.
6) şekerimizi ve kekik hariç bütün baharatları ekliyoruz.
7) piştiğine emin olduktan sonra ocaktan alıyoruz.
8) sosumuz hazııır.
9) erişteyi de kaynar suda tarife uygun bir şekilde yaptıktan süzdükten sonra tereyağını ekliyoruz.
10) pişen eriştemizi servis tabağımıza alıp üzerine sos gezdiriyoruz ve kekiğimizi serpiyoruz.

SERVİSE HAZIIIIRRR :)



20 Temmuz 2013 Cumartesi

YILIN MODA RENGİ YEŞİL
Yılın moda rengi olduğu için artık vitrinlerde yaz sezonu da hazır yeni açılmışken sık sık göreceğiz yeşili aslında yeşilin herzaman ayrı bi havası vardır açık yeşil fıstık tonları enerjik dinamik daha günlük kullanıma uygunken pastel tonlarındaki yeşiller zümrüt , haki rengi daha asil daha klasiktir gece elbiselerinde olsun abiyelerde olsun aksesuarlarda olsun daha çok kullanılır zaten bu yazın popüler rengi zümrüt yeşili.
aaaaaaama yok ben moda falan dinlemem yeşil sevmem ! diyorsanız yeşile alternatif fuşya ve sarı da on planda seç beğen al bu yıl capcanlı yine dolaplar vitrinler.
Gerçi herkes aynı mağazadan çıkmış gibi aynı renkleri giyince insanı o renkten soğutuyor 1980 1990 2000 2013 modası diyipte baştan aşağı modayı takip etmeye çalışmakta yanlış canım biraz farkımız olsun dimiiii
bize yakışan her renk daima modadır :))


Ünlülerin de tercihi de yeşilden yana.




Fuşya kombin.

Sarı kombin.

Yeşilin farklı renklerle uyumu.




Günlük kullanımda yeşilin sadeliği.

İpekyol yine konuşturmuş :)